ingilizce cümleler             

Much Cümleleri


much cümleleri



"Much" Türkçe karşılık olarak "çok", epey", "çoğu", "fazla" anlamlarına gelmektedir. Ama "much" da İngilizcede bu anlamlara gelen bir başka kelimedir. İkisi arasındaki belirgin fark şudur: "Many" sayılabilir çokluklar için, "much" ise sayılamayan çokluklar içindir. Örneğin "many people" (çok insan), "much water" (çok su) vb. Bir de "ne kadar" anlamına gelen "how much" soru sıfatı vardır ve "much" sayılamayan çokluklar için olduğundan, sadece sayılamayan şeyler için kullanılır. Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz için "How many Cümleleri" ve "Many Cümleleri" başlıkları altındaki örnekleri de inceleyiniz.




Aşağıda "much" ile ilgili örnek much cümlelerini bulacaksınız:

Much of what you say is right, --> Söylediklerinin çoğu doğru.

Who can count that much money? --> Bu kadar çok parayı kim sayabilir?

Who's got so much time to spend? --> Kimin bu kadar çok harcanacak zamanı var?

You ask too much of me! --> Benim hakkımda çok soruyorsun!

We have already gained much. --> Biz zaten epey kazandık.

I don't earn as much as Ayşe. --> Ben, Ayşe kadar para kazanmıyorum.

The lie of his friend has been hurted him too much. --> Arkadaşının yalanı onu çok yaraladı.

It had rained too much last week. --> Geçen hafta çok yağmur yağdı.

In autumn, as in spring, it rained too much. --> Sonbaharda, bahardaki gibi çok yağmur yağdı.

There are too much work and not enough people to do it. --> Çok iş var, bunu yapacak yeterli insan yok.




Thank you ever so much! --> Binlerce teşekkür!

I sometimes eat fast food, if I get hungry very much. --> Eğer çok acıkırsam, bazen hazır yemek yerim.

Never before I had so much money. --> Önceden asla bu kadar çok param olmadı.

The foods in the home are so much that all of them can not eaten up in a week. --> Evdeki yiyecekler o kadar çok ki, hepsi bir haftada yenip bitirilemez.

They have so much furniture at home. --> Evlerinde o kadar çok mobilya var ki.

Ayşe reads too much books. --> Ayşe çok kitap okuyor.

I used to run too much when I was a teenager. --> Ergenlik çağlarımda (ben ergen iken) çok fazla koşardım.

How much money do you have? --> Ne kadar paran var?

How much does that book cost? --> Bu kitap ne kadar?

How much water is there? --> Ne kadar su var orada?

How much milk do you drink daily? --> Günde ne kadar süt içersin?

How much oil do Turkey need annually? --> Trükiye'nin yılda ne kadar petrole ihtiyacı var?

How much water does this village consume monthly? --> Bu köy ayda ne kadar su tüketiyor?

Bu sayfayı inceleyen takipçilerimiz,

sayfalarımızı da incelediler.

Kendinizi geliştirmek için

Present Perfect Continuous Tense Cümleleri


Düşünce Cümleleri


Emir Cümleleri


Good At Cümleleri


Rusça Çeviri Cümleleri


Want Cümleleri


Kısa Sevgi Cümleleri


Use Cümleleri


Sohbet Cümleleri


Simple Past Tense Cümleleri


Nesnel Yargı Cümleleri


Veda Cümleleri


sayfalarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.